UYUŞUMA GÜZELLEME


İmage: Salihcan Akın

I. 

Uyuşum tecritinde; zihin sınırlarını bir safdil mi yoksa bir münzevi mi daha iyi betimler? Algı üzerine konuştuğunda kim daha akılcıdır? Bugünün dünyasında; tutku, bilinç, yaşam ve deliliğin belirteci nerededir ve buraya nasıl gelinmiştir? 

Sözgelimi; vardığı gelişim noktasından rahatsız olan insanlar çözümü ilkel yaşamdan izler aramada buldu. Bu ilkelliğe dönüş garabetini ise türlü uyarıcılara bıraktık. Bulantıdan doğan bir uyuşum arzusu bu. Uyuşan insanlar, olağan yaşama ender rastlanılan bu dönemde; tekdüze ve dolaysız insanlar gibi düşünebiliyor, yaşayabiliyorlardı. Kendilerine has güvenli alanlarında ölümsüzü oynuyor; tiksinen bakışlarıyla etrafı izliyorlardı. Dokunaklı bir iletişim, hisli bir öpücük, gerçek bir bakış… Birçok şeye erişebilirdi insan. Katkısız bir yaşamda şüphenin getirdiği her türden şey, ulaşılabilirdi bu yolla. Çünkü an, gerçeği göstermeye yeterdi. Bunu anlayabilir ya da anladığı bir sanrıymış gibi yaşayabilirdi kişi. Bu bile yeterdi…
Uyuşum araçları için ne derler bilirsiniz. - Boktan olan her şeyin başlangıcı buradadır. Birçok kimse için doğrudur da söyledikleri. Peki bunu bir kavrayış ve anlama biçimi olarak kaçımız fark edebildi. Kaçımız bu duyuma ulaşmada kendinin ya da ötekinin sınırlarını gözlemleyebildi. Kaçımız saf olanı ya da bozulmuş olanı böylesine yoğun deneyimleyebildi. - Birini gerçekten anlayabilmenin yolunu önyargıları yüzünden kaçıran ne çok insan tanıyorum. - En son ne zaman birine ya da bir şeye anlıyorum diyebildik. Ne zaman anlıyorum diyebildik ve bunda samimiydik. 

II.


Söylemlerin çok daha açık; olabildiğince sansürsüz olduğu bir dil bu. Ağdalı anlamlardan uzak bir alan ve maval piyesleri özümseyen sözüm ona basit kişiliklere bir abluka. İradenin yaşa ya da öl çıkmazını kurutan uyuşuma teslim olmalı(!). Yahuda busesiyle yaklaşıyor. Kürtajın çıkarı yok. Uyarıcılar, yatıştırıcılar… arka bahçede bir kapital! Ne amaca hizmet ediyordu bu boğuşma? Odak ve dikkat için, keyifli bir vakit, sanatın doyumuna ulaşma; mutlu bir an için! Gerçekçi bir yaklaşımla; sanat dahilinde, yaşamın içinde bir çok şeyde olduğu gibi seks için. Ha ha ha. İşte bir avuç kahkaha. Nietzsche varoluşumuzun asil savunması demiş kahkaha için. Kierkegaard; Kahkaha Bizden Yana… (En sık tercih edileni aşk… bir sonu olduğu ve bunun mutluluk olmadığı aşikar. Gülen bir yüzü bir vakte sığdırmaksa amaç; aşk korunaklı bir sığınak. Ama bunun daha basit yolları varken neden tercih edilsin(!))
- Her şeyi makul görme hastalığından muzdarip ve sorunundan bihaber insanlar; kristalize zihinleriyle ağaç kemiren kunduzlar gibi kendilerini uyuşturuyor; bu baş döndürücü döngünün içinde düşürdükleri ağaçlardan kaçıyor, egolarını okşayan ve kendilerine dayatılan her şeyin esiri olmuş bir şekilde günlerini kurtarıyorlardı. - 
Burada uyuşuma yakın bir yerdeyiz. Yakınlığın dönüştürdüğü; yarattığı sanrının tutku gibi gözüktüğü. Bireyin çürüyüşü bu tutkunun sanrısıyla başlar. Başlarda bu tutkunun sureti hazla kaplıdır. İnsanın dünyayla kurduğu sorunlardan ve aşırılıklarından oluşan bağını yıkabilecek bir araç bulması; ona duyulan kesin bağlılığın ve bağımlılığın ilk adımıdır. Kontrolsüzce edinilen bu dönüşümün altında tıpkı çocuklara ve hayvanlara duyduğumuz ilgide olduğu gibi hassasiyet yatar. İnsan güvenli alanını yaratırken hassas bir iletişime ihtiyaç duyar. O anlarda dışarıdan maruz kalınan her türden ilgi rahatsız edicidir. Güzel olan ilgiden kaçar. Akışın içindeyken her şeyin bir sonu olduğu unutulur ve hazzın doruğuna ulaşıldığında araç ihtiyaca dönüşür. Birey nevrozuyla baş başadır. Delilik ve tutku. Kimi zaman ikisi bir arada yürür ancak bu zamana dek tutku ve deliliğin sınırını kim çizebilmiştir? Kurduğum bir aradalık tutku delilikle var olur demek değil; tutku delilikte saklı olabilir demektir. 

III.

Birçok şey ve hiçbir şey üzerine...
Ah, kendimi her türden değere küfrederken bulurum bazen. Bazen saygıdan boyun eğerim en aptal ideale. Bazen yürürüm en imkansız dürtülerin üzerine. Bazen geri gelir ayaklarım hareket edemem bu dünya üzerinde!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MARUZATLAR

UYKUSUZ